Son zamanların en güzel trendlerinden biri de sırt çantaları bence.Zaten rahatlığına aşırı düşkün biri olarak backpackler vazgeçilmezim.Geçen haftalarda arkadaşımla YGA semineri için İstanbul'a giderken söylediği tek söz "Sırt çantasını alma yanına."ydı.Sanırım herkes benimle aynı fikirde değil :)
Ben genelde hep spor backpack kullanıyorum ama bu sıralar derilere sarmış durumdayım.
Deri ve keten karışımlarsa ayrı bir güzel duruyor.
Ne giyerseniz giyin kıyafetinize ayrı bir hava katmayı kesinlikle başarıyolarlar.
Yine de ben genel olarak casual tarz kombinlere daha çok yakıştırıyorum.
Ayrıca tek askı yerine iki askıyı takmak benim daha çok hoşuma gidiyor.Hem sağlığınız açısından daha uygun :)
Hele de benim gibi çantanıza ihtiyacınız olmayan şeyleri bile koymadan rahat edemeyen biriyseniz en büyük kolaylık.Spor bir backpack kıyafetinize uymayabilir ama deri bir backpack şıklığınıza şıklık katacaktır.
Siyah deri backpackler gözde ama daha sırt çantası tarzında biraz daha büyük farklı modellerle de minimal backpacklerle olan şıklığı yakalayabilirsiniz.
Herkeste gördüğünüz backpackler yerine biraz daha dişinizi sıkıp farklı ve bayılacağınız backpacki bulabilirsiniz.Mesela her şeyde olduğu gibi bunu da aylardır arıyorum.İnat ettim bulacağım :)
Kadınlar da olduğu kadar erkeklerde de son dönemde epey trend backpackler.
Bende bayılıyorum kesinlikle beylere çok farklı ve güzel bir hava katıyor.Beyler bir düşünün derim :)
Sevgilinizle birlikte kullanabileceğiniz bir model de tercih edebilirsiniz.Beylerin şıklığını arttırırken size de maskülen bir hava katar.
Hala almadıysanız bir an evvel içinize sinecek tarz da bir backpack edinin derim.Bende artık bulabileyim istediğim modeli :)
Bu yazıyı bir gün yazacağımı adım gibi biliyordum, bilmediğimse o günün bu kadar yakın olmasıydı. Son bir aydır hayatımızı tümden etkileyecek bir şeyler oluyordu, artık hepsi sonlandı. Bir süre önce sevgili nişanlıma reddedemeyeceği bir iş teklifi geldi. Mailler, yüzyüze görüşmelere döndü, 2 ziyaret sonrasında geçen hafta sonu her şey kesinleşip imza atıldı. İşiyle aşk yaşayan biri olduğunu ve şu anki şartların onu mutlu etmediğini bildiğimden kararını sonuna kadar destekledim, hatta sonunda buraya ilk geldiği günkü hevesiyle yeni bir işe başlayacak olmasına çok sevindim. Buraya kadar her şey normalse de, farklı olan tek şey yeni işinin Bakü'de olmasıydı.
Bu konular ilk konuşulmaya başladığında biraz temkinli davranmıştık. Ortak kararımız sevgilimin önce gidip, biraz havayı koklaması ve benim sonra yanına gitmemdi. Her şey biraz daha kesinleşince kısa bir süre düşündüm. Türkiye'ye ilk geldiğinde her şeye bir süre yalnız göğüs germesi gerekmişti ancak yanında ben varken, başka bir ülkede yeniden yalnız başına başlaması düşüncesi bana düşündükçe garip geldi, zaten çok uzun süreli ayrılıklara da dayanamayacak kadar bağlıydık birbirimize. Ailemi, arkadaşlarımı, buradaki düzen ve evimizi özleyecektim ama kabul etmeliyim ki bu ülkedeki ve çevremdeki çoğu şey de artık beni huzursuz etmeye başlamıştı ve ferah bir ortama duyduğum ihtiyaç da, kararımı hızlandırmıştı. Hem daha önce kendi ülkemden başka bir yerde yaşamamıştım, bu da çok büyük bir hayat tecrübesi olacaktı. Onunla aynı zamanda gitme düşüncemi paylaştığımda , o da hevesle kabul edince, benim için de Bakü yolu daha erken gözüktü. Tolstoy'un dediği gibi "öyle zamanlar olur ki, nereye gittiğin önemini yitirir çünkü önemli olan yanında kiminle gittiğindir", öyle değil mi? :)
Haberler bununla bitmiyor, biz evleniyoruz da!!! :)) Biliyorsunuz Temmuz ayında nişanlanmıştık ancak evlilik tarihi vs için kesin adımları atamamıştık ve yabancı bir ülkeye gitmeden evli olmanın hayatımızı kolaylaştıracağını düşünerek evlilik işlemlerine başlamaya karar verdik. Bizim için evlilik çok bir şey değiştirmeyeceğinden ve ben 5 yaşından beri düğününü planlayan kadınlardan olmadığımdan bu kararı almak da zor olmadı. Biraz hızlı mı diyorsunuz? :) Spenny 16 Mayıs'ta Bakü'ye gitmek zorunda olduğundan, işlemlere biran önce başlamamız şart olmuştu. Bu sebeple, çok uzun saatler çalışmak durumunda olduğum ve çok yoğun olan işimden de ayrıldım. Evlilik işlemlerine başladık, hatta bugün testleri yaptırmak için hastanedeydik. 16 Mayıs'tan önce evlenebilir miyiz bilmiyorum ama başvurumuzu yapmak için çok az yolumuzun kaldığını söyleyebilirim.

Bu arada Bakü'de ev ayarlandı bile ve bizim buradaki evi ay sonuna kadar boşaltıp, oraya taşınacak hale gelmemiz gerekiyor. Bu bir ayda işimden ayrıldım, evleniyorum, buradaki evimizi kapatıyoruz ve Bakü'ye taşınıyoruz. Hepsi çok büyük bu değişikliklerden kim sorumlu bilmiyorum ama Susan Miller haklıymış diyorum :)
Şimdi yeni bir başlangıç yapacağımız için ikimizde çok heyecanlıyız. Neyse ki Bakü dediğin yaklaşık 2,5 saat uzaklıkta, bizim kültüre çok uzak olmayan bir yer. Bu da benim için biraz yumuşak geçiş olacak. Bu fotoğraflar da bir süre uzak kalacağım İstanbul'a veda turları gibi ancak maceraya tüm kalbimle hazırım.
Sonunda sizinle de paylaştım işte, üzerimden bir yük kalktı. Koşuşturmaya kaldığımız yerden devam, şimdilik hoşçakalın :))
Parka: H&M
Etek: Asos
Üst(Yeni) ve ayakkabılar: Topshop
Çanta:TK Maxx
Kolye: Accessorize
Gözlük: Primark